Merhaba Hanımlar,
İlk Amerika postuma gelen yorumlardan anladığım kadarıyla herkes alışveriş kısmını accık kıskanmış J (Denizlilice accık=azıcıkJ) Ben olsam ben de kıskanırdım ama şöyle düşünün paranız cebinizde kaldı J Amaaaan zaten hiiç güzel şeyler yoktu alınacak J Umarım az da olsa teselli edebilmişimdir sizleri…
Telaş etmeyin bu postumda alışverişin A’ sından bahsetmeyeceğim J Bu postumu size önceki yazımda bahsettiğim tema parklarından SEA WORLD e ayırdım. Adından da anlaşılacağı gibi sulu bir ortam ve suda yaşayan hayvanlar vardı parkta. 2 Adet Roller Coaster diye adlandırılan büyük hızlı trenlerden, bir adet korku tüneli bağlantılı yüksekten hızla inen ve içinizi bir hoş eden indiğinde ise suya düşen bir tren. Onun dışında yunusların tiyatrosu, balinaların tiyatrosu ve etrafı seyredebileceğiniz yüksek bir kule vardı.
Gelelim yakından değerlendirmelere. Girişte elinize bir harita veriyorlar ki gezmeniz rahat olsun zira park büyükçe. Girişte sizi pelikanlar karşılıyor. Renkleri o kadar harika ki bakmaya doyamıyorsunuz. Allah neler yaratıyor…
Pelikanlardan sonra yunusların büyükçe bir havuzları var. Eğer yem vermek isterseniz sıraya giriyorsunuz tabi onunda belli saatleri var. Çok uzunca bir sıra olduğundan biz sıraya girmedik, bakmakla yetindik.
Biraz ilerleyince gördük ki yunusların havuzlarını yer altından camlardan izleyebiliyormuşuz. Gerçekten harikalar. Gülümseyen yüz ifadeleri insana huzur veriyor.
Yunuslar bitti herhalde derken baktık ki devamında tiyatro gösterileri varmış. Salon da doluydu belirtmek isterim J
Fotoğraflar her şeyi anlatıyor sanırım. Muhteşem bir gösteri yaptılar bize.
Ordan sonra sıra korku tünelli sulu trene geldi J Yüksekten düşerkenki o içimizin kayması hissini hız severler bilirlerJ Çok eğlendik.
Doyamadık bir de roller coastere bindik fakat ben kireçlenme problemiyle hayatını devam ettirmeye çalışan boynumu incittim ve sonraki parklarda roller coasterlara binemedim maalesefL
Ama onun yerine bol bol değişik deniz canlısı gördüm.
Manta Vatozu…
Köpek balıkları...
Köpek balıkları tüneli!...
Deniz atı…
Neon deniz yıldızı...
Bitkiymiş gibi görünen deniz hayvanı (adını bilmiyorum maalesef ama bizi hayretler içerisinde bıraktı, kim bilir daha neler var okyanusun derinliklerinde…)
Kuleye çıkmadan önce bir yorgunluk kahvesi içelim dedik. Her köşebaşında olan ve parkta da olmasına şaşırmadığımız starbucksa attık kendimizi. Bir de ne göreyim atıştırmalık tatlıların boyutları o akdar büyükki gözlerme inanamadım. Fotoğrafta çok anlaşılmamış ama o muffinler var yan bir bebeğin kafası kadar abartmıyorum! Cookieler de pasta tabağı büyüklüğündeydi.
Biz kahveleri yudumlayıp muffinleri mideye indirirken sincap geldi yanımıza hem de poz bile verdi J
Kule ve manzaraları…
Son olarak parktan birkaç görüntü…
Böylelikle bir Amerika postunun daha sonuna gelmiş olduk J
Birdahaki postlarda görüşmek üzere esen kalın (Haber spikeri olurdu benden J)
NOT: Önceki postumdaki uyarılar üzerine elimden geldiğince çok fotoğraf koymaya çalıştım.